ArabicDutchEnglishRussianTurkish

EBEVEYNLİĞİN AŞAMALARI

Günümüzde ebeveynlik oldukça zorlu bir durum haline geldi, bu aşamada sormamız gereken soru şu: “Biz mi ebeveynliği zorlaştırdık yoksa 21 yy’ da ebeveyn olmak mı zor?”
 
Bu iki soruda paralel bir şekilde aynı noktada birleşiyor; yani ebeveynlerde.
 
O halde size göre çocuk nedir?” diye sorarak biraz irdeleyelim bu meseleyi.
 
Günümüzde ebeveynlik, ebeveynlerin yoğun bir sorumluluk yüklediği ve bu sorumluluğa da çoğu zaman stresin eşlik ettiği bir mekanizma haline geldi. O halde bu durumu nasıl keyifli hale getirebilirsiniz onu inceleyelim, öncelikle bebeklik çağı ile başlayalım. Philippa Perry (Amerikalı ünlü bir psikolog), bebeklik döneminde ebeveynlere daha mutlu bir ebeveynliğin sırrı olarak “ebeveynlik yapma” düşüncesini denklemden çıkarmanız gerektiğini söylüyor.
 
Nihayetinde, bir çocuk sahibi olmak yeni bir insanla ilişki kurmaya çalışmak demek. Bunu bu şekilde düşünmek, içindeki keyfi bulmanıza yardımcı olacaktır. “Bebeğinizi bir iş, bakmakla yükümlü olduğunuz bir insan ya da ilgilenmeniz gereken bir şey olarak görmeyin” diyor Perry ve ekliyor, “Çocuğunuzu bağ kuracağınız bir insan olarak görün.” Bebeğinizi ayrı bir birey olarak merak edin ve onun sizinle ilgili sahip olduğu meraktan keyif almaya bakın.
 
Bebeğinizin hayatınızdaki bir aksesuar olmadığının farkında olun. O kendi başına birey ve siz birlikte ömür boyu sürecek bir ilişkinin temellerini atıyorsunuz.
 
Bu temel ne kadar sağlam ilişki zeminine dayanırsa yetişkinlikte o kadar güçlü ilişkileriniz olacaktır.
 
İlk çocukluk dönemi dediğimiz 7-12 yaş arası dönemde çocuklarınıza belli sınırlar koymayı ihmal etmeyin, çünkü sınırlar sorumluluk bilincini geliştirir. Bizim kültürde yaygın olan davranış, genelde anne her şeyi hazırlar çocukta o hazıra tabiri caizse konar.
 
Aslında bu davranış evine şahin giren yaşlı bir teyzenin o şahini alıp yıkayıp tüylerini yolduktan sonra serbest bırakıp “ niye uçmuyor bu?” demesinden çok da farklı değildir, çocuğun bireysel olarak gelişimini sekteye uğratıp vakti gelince “bu çocuk niye böyle?” demek pek işe yaramayacaktır. Dolayısıyla çocuğa yaşına uygun sorumluluklar vermekten çekinmemelisiniz. Bu yaşlarda çocuğunuzla vakit geçirmek onun sosyal gelişimi için oldukça önemlidir. Çocuğunuzla baş başa yapacağınız aktiviteler geliştirmek ve bunları sırf eğlence amaçlı yapmak oldukça iyi bir fikir (bunlar biraz öğrenmeyi de içerebilir tabii ama asıl amaç eğlenmek).
 
Örneğin, babasıyla sinemaya giden bir kız çocuğunun özsaygısı çok gelişir, çünkü babasıyla karşılıklı olarak vakit geçirmekten hoşlandıklarını bilir. Güzel sohbetler ettiğiniz bu tür rutinlere ihtiyacınız var. Çocuğunuzla düzenli olarak baş başa vakit geçirerek ve ikinizin de hoşlandığı bir şey yaparak ilişkinizin gelişmesine yardım edin. Anneler için örneğin, beraber bir kek yapmak ve o keki çay eşliğinde yemek. Aradan yıllar geçtikten sonra
çocuğunuzun sizinle ilgili hatırlayacağı çekirdek hafızasında unutmayacağı bir pozitif anı olarak kalacaktır. O halde pozitif anılar biriktirmekten çekinmeyin…
 
Ergenlik dönemine baktığımızda genelde can sıkıcı bir dönem olduğu düşünülür. Aslında bu dönemde ergen çocuğunuzun beyni tabiri caizse inşaat alanı gibidir. Kişiliği oluşur, kimliği oluşur bu zorlu süreç aynı zamanda ebeveynliğinde en zor dönemini içeriyor. Bir ergene ebeveynlik yapmak çok eğlenceli aslında. Mizah anlayışlarına, dürüstlüklerine, yerinde yaptıkları alaycılığa ve bakış açılarına açık olduğunuz sürece. “Ergenler, onları yargılamadığınız ve saygısızca davranmadığınız sürece gerçekten çok ilgi çekici insanlar.
 
O halde onların dünyasına inmeye çalışın bu da ancak etkin bir dinleme
mekanizmasıyla mümkün olabilir.
 
Ebeveynlik sürecinizin hep keyifli geçmesi ümidiyle.
 
Sevgiyle kalın…

 

Bir cevap yazın